Ozone in Medicine: Clinical Evaluation and Evidence Classification of the Systemic Ozone Applications, Major Autohemotherapy and Rectal Insufflation, According to the Requirements for Evidence-Based Medicine

Renate Viebahn-Hänsler, Olga Sonia León Fernández & Ziad Fahmy

ABSTRACT

Now that indications are clearly defined, applications have mostly become standardized and the active mechanisms have been well confirmed, medical ozone application in the form of the low-dose concept, is established and proven as a complementary medical method in the treatment of chronic inflammations or diseases associated with chronic inflammatory conditions. More than 11,000 systemic ozone treatments in the form of Major Ozone Autohemotherapy (MAH) in 577 patients and ≥ 47,000 Rectal Insufflations (RI) in 716 patients in various clinical studies are subjected to critical clinical assessment and classification according to the criteria of evidence-based medicine (EBM). Statistically significant clinical and/or pharmacological improvements without side-effects or adverse reactions are found in all studies; special attention is drawn to maintaining hygiene when working with blood and to the use of ozone-resistent and biocompatible materials. On summarizing the evidence classification under RCT + CT (Randomized Controlled Trials + Controlled Trials), i.e., Levels Ib and IIa, 12 studies with 657 ozone-treated patients are obtained for MAH and 6 studies with 227 patients for RI. As a result of the evidence here assessed, the two systemic ozone applications, MAH and RI are part of evidence-based medicine. Both applications are effective, safe and economic.

ÖZET

Günümüzde medikal ozonun endikasyonları çok iyi tanımlanmış ve ozonun tıbbi uygulamaları büyük oranda standardize edilmiş ve etki mekanizması kanıtlanmıştır. Düşük doz formunda uygulanan medikal ozon uygulamaları iyice yerleşmiş ve kronik enflamasyonlu ve bağlantılı hastalıkların  tedavisinde tamamlayıcı bir yöntem olarak kabul görmüştür.

Kanıta dayalı tıp kriterlerine göre sınıflandırılmış çeşitli klinik çalışmalarda 11.000’den fazla majör otohemoterapi formunda sistemik ozon tedavisi 577 hasta üzerinde ve 47.000’den fazla rektal uygulama 716 hasta üzerinde kritik klinik değerlendirmelere tabi tutulmuştur. Bütün çalışmalarda yan etki olmadan istatistiki olarak anlamlı bir şekilde belirgin klinik ve farmakolojik iyileşme görülmüştür. Bu çalışma esnasında kanla çalışırken hijyene ve ozona dayanıklı biyolojik uyumlu malzemelerin kullanılmasına özel bir ihtimam gösterilmiştir.

Özet olarak kontrollü ve randomize kontrollü çalışmaların kanıta dayalı sınıflandırılmasında örneğin Ib ve IIa seviyelerinde, majör otohemoterapi formunda ozonla tedavi görmüş 657 hastada 12 adet çalışma ve rektal ozon uygulanmış 227 hastada 6 çalışma elde edilmiştir. Sonuç olarak kanıtların değerlendirilmesinde iki sistemik ozon uygulaması olan Majör Otohemoterapi ve Rektal insuflasyon kanıta dayalı tıp uygulamalarının bir parçası haline gelmişlerdir. İki yöntem de etkili , güvenli ve ekonomiktir.