850 532 69 66

Cell-Wellbeing

Epigenetik Nedir?


2000 yılında başlanan İnsan Genomu Projesi 2003 yılında tamamlanmış ve insanlardaki gen sayısı yüz binlerce beklenirken aslında 25.000 olduğu kanıtlanmıştır. O günden beri bilinmekte olan bu bilgi ile ”Epigenetik” varlığını da insanlar öğrenmiş ve kabullenmiştir. Epigenetik, genotipi etkilemeden fenotipin ekspresyonu yoluyla işlev görmüştür.

Epigenetik her ne kadar yeni yeni hayatımıza girmiş gibi görünse de aslında Jaen-Baptiste Lamarcktarafından “Lamarckizm” olarak 1700’lü yıllarda karşımıza çıkan daha sonradan da kuantum fiziğine uyarlanan bir temele sahiptir. Bu temelde de yaşam formlarının aslında çevreden etkilendikleri hatta bu çevresel faktörlerin direkt genlere geçtiği öne sürülmüştür. Daha sonrasında DNA yapısının oluşturulması ve çeşitli araştırmalar başlamış olsa da Epigenetik teorisi günlük hayatımıza çok yakın zamanda girmiştir.

Yani kısaca epigenetik ile beraber insanların aynı genleri taşıdığı halde çevresel faktörlerden ne kadar etkilendiği ortaya çıkmıştır. Her türlü hastalığı, rahatsızlığı sadece genlere bağlamak yerine genlerin dışında kalan faktörleri ele alan epigenetik ile size zarar veren, uzaklaşmanız gereken, genlerinizden bağımsız faktörleri tespit ederek hayat kalitenizi arttırabileceğiniz gözle görülen bir gerçek olarak karşımıza çıkmıştır.

Epigenetik, genlerinizin dizilişiyle değil de genlerin dokulardaki ifadeleri ile ilgilenmiştir. Kısacası genlerimizin nasıl çalışması gerektiğini, ne zaman çalışacağını belirleyen faktör epigenetik idir. Bahsettiğimiz çevresel etkenler ve henüz tamamlanmamış bazı faktörlerin etkisi ile kurulan profile de epigenotip denmiştir. Epigenetik mekanizmaları DNA metilasyonu, Histon modifikasyonları ve RNA ile indüklenen sessizleşme olarak üç ayrı başlıkta toplayabileceğimiz gibi bu mekanizmaların herhangi birinde çıkabilecek bir sorun genlerin artmasına ya da baskılanmasına neden olacağından epigenetik hastalıklara yol açmıştır.

Epigenetik Hastalıkları Nelerdir?

Epigenetik kontrol yollarında çıkan sorunlar kanser gibi hastalıkları doğururken bu sorunlardan başlayan hastalıklar genetik bozukluklar gibi kuşaktan kuşağa aktarılmamaktadır. Sizin düşünce yapınız, beslenme şekliniz, iş hayatınız gibi pek çok çevresel faktör hatta psikolojik sorunlarınız sizde epigenetik hastalıklara yol açmaktadır.

Epigenetik sorunlara bağlı olan hastalıkları isimleri ile tam liste halinde sunmak mümkün olmamakla beraber aslında hastalıklarınızın sebebinin epigenetik olup olmadığını belirlemek yeni araştırmalar ile mümkün. Bilinen hastalıklarınızın nedeni olabilecek çevresel faktörleri ya da bu hastalıklarınızın size kuşaktan kuşağa aktarılan bir genetik sorun ile mi geçip geçmediğini bu araştırmalar ile görebilmekteyiz.

Tedavi Yaklaşımları

Bahsettiğimiz üzere son yıllarda insanlarda görülen çoğu hastalıkların epigenetik temelli olduğu anlaşılması üzerine epigenetik sorunların düzeltilebilmesi amacıyla ilaç araştırma ve geliştirme işlemleri hız kazanmıştır.

Günümüzde bu yaklaşımların en kapsamlısı olarak Cell-Wellbeing teknolojisinden bahsedebiliriz.

Cell-Wellbeing Teknolojisi

Epigenetik raporlamaya yönelik taşınabilir bir sistem olan S-Drive aracılığıyla verileri bağlayan Cell-Wellbeing programları teorik modern biyoloji, kuantum fiziği temellerine dayalı olarakgerçekleştirilmiştir. Burada yapılan işlem biyolojik bilgi alanlarının haritalarını çıkartmıştır.

Tamamen kişisel olan epigenetik göstergeleriniz Cell-Wellbeing teknolojisi ile dört saç telinizaracılığıyla kısacık bir süre içerisinde haritalanmaktadır.

Neden Saç Teli ve İşlem Süreci Nasıl Gelişiyor?

Saç telleriniz birçok bilgi taşıyan bir gösterge olduğundan hem kuantum epigenetik düzeyinde bir haritalanma meydana gelecek hem de bu bilgileriniz hiç kaybolmayacaktır. Cell-Wellbeing işlemi için dört adet saç teli alındıktan sonra bu saç telleriniz dijital ortamda işlenerek Almanya’nın Hamburg kentindeki teknoloji merkezine gönderilmektedir. Teknoloji merkezinde bir bilgisayar sistemi ile epigenetik bilgileriniz haritalanır.

Sizin için her detayın hesaplandığı kapsamlı bir rapor ortaya çıkarılmaktadır.

Çevresel faktörler, direnç göstergeleri, önemli yağ asitleri, beslenme ve vitaminler gibi pek çok detayın ortaya çıktığı haritalama sistemi ile tamamen bireysel olarak öncelikleriniz belirlenir ve size zararlı ya da yararlı bütün faktörler raporlandırılır.

Cell-Wellbeing Raporunda Nelere Yer Verilmektedir?

Cell-Wellbeing sizin için birebir rapor hazırlamaktadır. 800’den fazla etkileşimi kapsayan dokuz sağlık kategorisi, doksan günlük gıda kısıtlama listesi, uzak durulması ya da daha fazla tüketilmesi gereken besin listeniz, ilerlemenizi izleyebileceğiniz kontrol defteriniz ve size zarar veren diğer tüm dış etkenler bu haritalanma sisteminde mevcuttur.

Daha detaylı bilgi ve ücretlendirme için PDF ve Sunum tıklayınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru 1:Bu rapor, herhangi bir hastalığa yönelik bir tedavi planı mı?

Cevap 1:HAYIR, rapor herhangi bir durumun veya hastalığın tedavisi ya da kürüne yönelik değildir.

Soru 2:Epigenetik faktör nedir?

Cevap 2:Epigenetik, beslenme, çevre ve yaşam tarzının gen dışavurumu üzerindeki günlük etkilerinin çalışılmasıdır. Bazı olgularda, gen dışavurumunun (vücudun fiziksel, mental ve duygusal olarak işleme şekli) %98’e kadarı çevre tarafından kontrol edilir.

Soru 3:Yani genleri mi kontrol ediyorsunuz?

Cevap 3:Büyük ölçüde evet, genlerin farklı şekillerde dışavurum yapma becerisi vardır, bazen aynı gen binlerce şekilde dışavurum yapabilir. Çevreyi değiştirerek, sağlığı destekleyecek en iyi gen dışavurumunu bulabilirsiniz.

Soru 4:Listelenen besin maddelerinin eksikliği mi var?

Cevap 4:Hayır, besin maddesinin miktarını eksiklik tablolaları ile karşılaştıracak şekilde fiziksel olarak ölçmediğimiz için mutlak olarak eksikliği belirtmez. Bunlar, geleneksel ölçüm ile normal aralıkta olabilir ancak örneğin egzersiz veya stres gibi bir yaşam tarzı faktörü ile belli bir besin maddesinden daha fazla alınması gerekebilir.

Soru 5: Neleri ölçüyorsunuz?


Cevap 5: Sistem, verilerin karşılaştırılabileceği bir ölçeğe sahip olmadığı için bir ölçüm şekli değildir. Rezonans süreci yoluyla, yani sistemin dijital bir numunedeki rezonansı tespit etme becerisi ile bir maddenin bağlantısını belirleriz ve bunu grafiksel segment boyutunda yansıtırız.

Soru 6: Rezonans nedir?


Cevap 6: İki sistem, birbiriyle benzer frekanslara sahip olmaları durumunda rezonans gösterirler. Bir opera sanatçısı cam ile rezonans gösteren bir notaya çıktığında cam, o notanın enerjisini abzorbe edebilir ve bu enerji, camı parçalama noktasına kadar gelebilir.

Soru 7: En büyük segment en önemlisi mi?


Cevap 7: Yalnızca içinde bulunduğu grafik bağlamında. Bir grafikte yalnızca o kategorinin toplam görünümü %100 olacak şekilde ayarlandığı için, 3 kategoriye sahip bir grafik ile 17 kategoriye sahip bir grafik karşılaştırılamaz.

Soru 8: Ana hatlı segment ne anlama geliyor?


Cevap 8: Ana hatlı bu segmentler ‘değerlendirilecek’ maddeler olarak belirlenir, yani hala orta düzey bağlantısı vardır ancak öncelikli sorunlar değildir.

Soru 9: Listelenen gıdalar alerjiye mi işaret ediyor?


Cevap 9: Hayır, gıdalara immün yanıtı fiziksel olarak değerlendirmiyoruz ve alerji yelpazesinde değiller. Müşterilerinizin alerjisi olduğunu bildiğiniz veya şüphelendiğiniz gıdalar varsa, kısıtlamalar listesinde olmasalar dahi bunlardan kaçınmalısınız.

Soru 10: Neden belli gıdalarda kısıtlama yapmalıyım?


Cevap 10: Genetik deneyimimizin sınırlı olduğu bazı gıdalar vardır, sıklıkla bunlara karşı doğal tiksinti yaşarız. Ayrıca, sırf alışkanlıktan çok fazla yediğimiz başka gıdalar vardır ve zaman zaman belli gıdalar yaşam tarzlarımızla uyum göstermez. Bu gıdalar, en iyi şekilde 90 günlük dönemde kısıtlanır.

Soru 11: ‘Çevresel Sorunlar’ grafiğimdeki toksinler beni zehirliyor mu?


Cevap 11: Sistem, vücuttaki toksinleri fiziksel olarak ölçmez, bu nedenle varlıklarını doğrulamak için kullanılamaz. Rezonans epigenetik nitelikte olabilir, yani toksinler, maruziyet olması durumunda bir miktar kötü gen dışavurumuna yol açabilir.

Soru 12: Raporumda parazit olduğu yazıyor, bunu kanıtlayabilir misiniz?


Cevap 12: Rapor parazitlerin varlığını doğrulamaz (ancak hepimizde vardır), yalnızca parazitlere eğilim oluşturabilecek rezonans belirtisini gösterir ve doğru gıdaları tüketmek bu duruma yardımcı olabilir.

Soru 13: Plan neden 90 günlük?


Cevap 13: Beslenmenizi, çevrenizi ve yaşam tarzınızı değiştirdiğinizde, vücudun fiziksel yanıt vermesi zaman alır. 90 gün sonrasında vücudunuz, makul bir destek döngüsüne girmiş olabilir ve etkili bir şekilde yeniden kontrol edilebilir.

Soru 14: Neden bir kontrol raporuna ihtiyacım var, belli ki aynı sonuç çıkacak?


Cevap 14: Tam epigenetik düzeyde vücut homeodinamiktir, yani doğrusal olmayan bir şekilde sürekli olarak çevreye uyum sağlar. Yaşımız ilerledikçe, iş değiştirince, farklı beslenme yapınca, evlenince, çocuk sahibi olunca, farklı bir yazı okuyunca, egzersize başlayınca, egzersizi bırakınca ve yüzlerce farklı günlük/haftalık/aylık değişiklik ile vücutlarımız farklı şekillerde desteğe ihtiyaç duyar.

Soru 15: Müşterilerim değişimi ne zaman fark edecek?


Cevap 15: Çok fazla değişken olduğu ve her kişi ve kişinin koşulları duruma özel olduğu için bunu söylemek imkansızdır. Normalde ilk 30 gün içinde değişikliği fark ederler ancak bazı olgularda 90 gün ve hatta daha uzun süre alabilir.

Soru 16: Sonuçlar tekrarlanabilir mi?


Cevap 16: Haritası çıkarılan epigenetik bilgiler, vücudun aynı duruma asla iki kez girmediği altta yatan enerji durumunu yansıttığı için kısa vadede tekrarlanamaz. Homeodinamik niteliktedir, homeostatik değil. Zaman içinde raporlarda epigenetik eğilim örnekleri görülebilir ve uzun vadede ele alınması gereken faktörleri görmeye başlarsınız.

Top